AYNAYA BAK KENDİNİ GÖR

Saygı ve sevgi…
İki değerli; içi sımsıcak ve büyüleyici önemli hayat kaynaklarımız…
Onlarsız yaşam; manası ve hedefi olmayan bir hayatı zorla da olsa soluyabilmektir…
Onlar varken dünyamız daha güzel, daha içten ve çok daha anlamlı olur; manasını yükler yüreğimizin ta içine…
“Saygı ve sevgi olunca hayat güzel olur” derler. Peki ya insan bu ikisini korumak ve yaşatmak için ne yapmalıdır ya da ne yapıyor?

İş; aynayı önce kendimize tutmaktan geçiyor.
Empati kurma yeteneği gelişmiş kişiler, bir adım atmadan karşısındakinin düşüncelerini tam anlamıyla hisseder; kötü bir adım atmışsa hemen yaptığı yanlışı fark edip, düzeltme eğilimine girerler…

İşin içine benlik duygusu girmişse, tutsaklık koridorlarında oradan buraya savruluverirler… Varsa yoksa kendi mutlulukları ve doğruları vardır; kimsenin ne dediği ve ne hissettiği onlar için önemli değildir.
Hayatı; başkalaşmadan, değerlerimizi koruyarak, insanları sevip, sayarak yaşamaya çalışsak hiçbir sorun olmayacak ancak fırsatçılar yine her zaman bildik tavırlarla, ikiyüzlülüğünü sürdürerek, iş peşinde olacaktır. Yüzünüze gülüp, arkanızdan atıp tutacaklardır, hatta söveceklerdir. Olsun be; sövsün dursunlar…

Aslında aynaya bakmayı tercih etseler, kendilerindeki eksiklikleri çoktan fark edecekler ancak aynaya bakmaya ve gerçekleri görmeye ne cesaretleri var ne de yüzleri…
Bol bol maske takıp, insanları kandırıp, duruyorlar…
Ne yaparsanız yapın, istediğiniz kadar yön vermek isteseniz de su akar yolunu bulur… Yani maskeler düşer… Siz de sadece yaptığınızla ve ayıbınızla baş başa kalırsınız… Öylece herkesin içinde apışıp kalır, konuşacak bir tek kelime bile edemezsiniz… Yani diliniz tutulur…

Biz ne mi yapmalıyız? Aynen şunu uygulamalıyız: “Yapan yaptığıyla kalır, herkes kendi değerini biçer.” Burada, “Eden bulur” mantığı nefsi mutlu eden bir cümle olarak karşımıza çıkıyor. Aslında bu cümle karşılığını anlattığı gibi alıyor yani eden bir şekilde buluyor. Hal böyleyken hayatı daha da zorlaştırmaya gerek yok.
İlahi adaletin hepsinin üzerinden hakkıyla geleceğini düşünenlerin, ‘kötü hedeflere ve temennilere yönlenmesine’ hiç mi hiç gerek yok.

Yani hayatı bu kadar önemsemememiz gerekiyor. Etrafımızda çeşit çeşit insanlar varken, mutluluğunuzu elinizden çalmak için ellerinden gelen her şeyi yapanlara, eğer fırsat verirseniz kendinizi mutsuzluk çukurunda bulursunuz…
Herkese bugün bir önerim var; “Aynaya bak kendini gör”

Karar sizin; Mutlu olmak mı? Mutsuz olmak mı?
Sizce hangisi?

Yenigün Gazetesi

Close
Hamit ETEEVRANS sosyal medyada!
Twitter'da veya Facebook'tan takip edebilirsiniz.