BİSİKLET KOKUSU

SANATA VERDİĞİMİZ DEĞER, SADECE KATMA DEĞER

Çok değerli ağabeyim Sunay Akın’ın gösterisine dostum Huri Yazıcı ile katıldık. 

Öyle bir geceyi bizlere yaşattı ki, mutluluğun en saf halini hissetmemize vesile oldu. Bizlere şunu hatırlattı Sunay Akın; Dünyanın yüklemsiz bir cümleden oluştuğunu, bizlerin de bu cümlenin sadece birkaç harfi olduğumuzu beynimize kazıdı. 
Ve sonunda da, “Herkes kabı kadardır ve aldığı kadar doldurur kabını” sözüyle söylenmesi gereken her şeyi özetledi. 

Türkiye’de sadece dört kişinin müzesi var. ‘Koç, Sabancı, Eczacıbaşı ve Sunay Akın…’ Ama bu dört isimden sadece birisinin holdingi yok. Sizce bu cümleden sonra ne söylenebilir ki? 

Adam gibi adam; her türlü hazımsızlıklara, çekememezliklere ve dünyanın tüm sahtekârlıklarına inat, insanlığıyla topluma örnek olmuş bir kişilik. 

Dünyanın dört bir yanında, açık artırmalara girip, varını yoğunu yatırarak topladığı birbirinden değerli oyuncakları İstanbul Göztepe’de açtığı ‘İstanbul Oyuncak Müzesi’nde sergileyen Şair – Yazar – Koleksiyoner Sunay Akın, Türkiye’yi müzecilik anlamında Avrupa sanat haritasına taşımayı başardı.

Başardı başarmasına ama her türlü emeğe ve girişimine rağmen, destek olunması gereken yerde ona köstek olundu. Bakın, holdingi olan bir kişiden bahsetmiyoruz; gelirinin tamamını yazdığı kitap ve dinletilerinden karşılayan Sunay Akın’dan bahsediyoruz. 

Sunay Akın’dan İstanbul Oyuncak Müzesi için normal vergi dışında şimdi de müze gelirinin cirosundan yüzde 5’lik bir pay talep ediliyor. Bunu duyunca ne diyeceğimizi bilemedik doğrusu.Talep eden taraf kim? İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gelirler Dairesi Başkanlığı…

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Oyuncak Müzesi’ne İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gelirler Dairesi Başkanlığı’ndan bir mektup gönderilmiş. Mektupta müzenin ‘Müzeler ve Madenler’ statüsünde olduğu ve müze gelir cirosunun yüzde 5’inin Gelirler Dairesi Başkanlığı’na verilmesi gerektiği ifadelerine yer verilmiş. Mektubu okuduktan sonra söylenmesi gerekenler dile getirilmiş lakin bunu duyup, anlayabilen bir taraf olmuş mu bu bilinmiyor. 

Şimdi soruyorum; bu adam ne yapsın? Gidip müzesini mi kapatsın? 

Bu ülkede devletin bile yapamayacağı bir şeyi yapan, Türkiye’ye oyuncak müzesi kazandıran bir sanatçıya bu yapılır mı? 

Şimdi bu adam el üstünde tutulmaz mı? 

Her türlü girişimi ve projesi desteklenmez mi? 

Ama maalesef ‘Kadir’ kıymet bilmiyor. 

Ama onun bildiği tek bir şey var ‘inadına sanat’‘inadına sanata yatırım…’ 
Öyle de yaptı ve yapacak da… ‘Sanat yapıyorum’ diyerek yola çıkan ağzı bozuk, kendini Stand-Up’çı sananların bile dolduramayacağı o salonu tek kişi hınca hınç doldurdu ve iki saat boyunca yürekleri sanata doyurdu. Söylesenize iki saat boyunca yüzlerce insanı kim, nasıl o sahneye kilitleyebilir ki? Her türlü vergiyi de toplasanız Sunay Akın bu sevgi kitlesiyle ve sanatla yolunu durmadan yürüyecektir. 

Demem o ki, O MÜZE öyle kolay kolay kurulmadı. Müzedeki oyuncakların her birinin ayrı ayrı hikâyesi var. O MÜZEnin kurulma aşamasında ve sonrasında yaşanan tüm sıkıntılara bizler de en yakın dostları olarak şahit olduk. 

Böylesi yürekli bir adamın sizce desteklenmesi gerekmez miydi?

Teşekkür edilmez miydi? 

Dahası da yapılabilirdi lakin kendisi bu tür yaklaşımları henüz görmediğini söylüyor. İçerliyor, yüreği acıyor; Bizim de yüreğimiz acıyor. 

Türkiye’de görülüyor ki, sanata verdiğimiz değer, sadece katma değer…

-SEV-

Bu arada SEV kitabımın çıkmasında büyük emeği olan, bilinmeyen büyük kahramanım Sunay Akın’a, kitabımdaki ‘Bisiklet Kokusu’ hikayeme fener olup yolumu aydınlattığı için teşekkür ediyorum… Sen olmasaydın belki de bu kitap olmayacaktı…

facebook.com/HamitEteevrans
twitter.com/HamitEteevrans
www.hamiteteevrans.com

This entry was posted in YAZILAR.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Hamit ETEEVRANS sosyal medyada!
Twitter'da veya Facebook'tan takip edebilirsiniz.